İzmir’de yine deprem oldu… İstanbul’da yine deprem oldu… ve yine telefonlar aralıksız çalmaya başladı. Anlaşılan odur ki insanları yeniden deprem korkusu, deprem fobisi sardı. Gerçekten deprem korkusu olanlar haricinde yani deprem fobisi olanlar haricindeki kesim bir daha ki deprem dalgası gelene değin, bu korkularını yeniden unutacaklar ya da unuttuklarını düşünecekler. Korkularını bastıracaklar ya da bastırmaya çalışacaklar, ancak gerçekten deprem fobisi olanlar ise yeni ataklar ve hatta deprem korkusu zemininde panik kaygı atakları geçirecekler.

 deprem korkusu, deprem fobisi

Aslında tamamen sıradan bir doğa olayı olan ve gerekli tedbirler tam anlamıyla alındığında can kaybına yol açmayan deprem, 1999 İzmit depremi faciasından ve  son Van   depreminden beri bizleri daha çok korkutur oldu. Peki fark neredeydi o yıla kadar pek çok deprem olurken insanlar neden bu depremden sonra korkmaya ve deprem kaynaklı ruhsal sorunlar yaşamaya başladılar. Cevap basit; söz konusu depremde binlerce insanımız can verdi ve insanlarımız bu depremin ölümle eşdeğer olduğu gerçeğini hatırladılar ya da belki de ilk defa fark ettiler. Deprem, özellikle  yaşanılan İzmit faciasına kadar, pek çok farkında olmayan insan için daha çok doğu illerinde meydana gelen ve sadece oralarda can kaybına yol açan bir radyo, televizyon haberiydi.

Ancak İstanbul denen iri kıyım metropolün yanıbaşında yaşanan bu felaket ve can kaybının fazlalığı ve peşi sıra yaşanan felaketin dehşetini belgeleyen görüntülerle yüzleşen  hemen hepimizin beynine deprem gerçeğinin bu olmadığı acı ve beklenmedik bir şekilde kazındı. Ancak üzerinde yaşadığımız coğrafyanın insanları yaşananların ciddiyetini çoğunlukla somut ve net bir şekilde karşılarında görmeden anlayamıyor ve kavrayamıyorlar. Empati kelimesi hepimizin ağzında sakız olmuş, boş bir kelime sözde empati duyuyor ama iş başa gelmeden gerçeği kavrayamıyoruz. Nasrettin Hoca’nın ‘damdan düşenin halinden damdan düşen anlar’ dediği gibi illaki anlamamız için damdan düşmemiz gerekiyor. 

Aslında anlaşılacağı üzere deprem korkusu diye bir şey yok; aslında ölüm ve kaybetme korkusu var. Bizler gerçekte depremden değil ölümden ve sevdiklerimizi kaybetmekten korkuyoruz. Peki ya ne yapmalı? Deprem korkusu, ölüm korkusu ya da sevdiklerini kaybetme korkusu adına ne denirse densin bu korkuları yenmenin günümüzde psiko farmakolojik ajanlar yani ilaçlar olmadan da yenmenin yolları var. EMDR ve Katatimik Algı ve benzeri duyarsızlaştırma tekniklerinin tecrübeli ve eğitimli ellerde etkili kullanımı ile pek çok sorun çözülebiliyor. Ancak şunu söylemek gerekir ki korkusunun asıl nedenini  ya da asıl adını bilmeyen kişilerin bu ve benzeri sorunları yardımla da olsa çözmesi ya da doğru yardımı almaları çok zor görünüyor.

muratsarisoy

Psikolog Dr. Murat SARISOY

Uzman Klinik Psikolog

Randevu almak için 7/24 DANIŞMA HATLARIMIZ 

Ekibimiz Hakkında Bilgi Almak İçin BİZ KİMİZ ?

İzmir Psikolog - Gökyüzü Psikoterapi Enstitüsü Merkezimizin yeri için KONUM 

Psikolog Dr. Murat SARISOY Hakkında Tarafsız Tavsiye Sİtesinde Yazılan TAVSİYELER

Etik, Bilimsel yaklaşımımız ve tam 25 yılllık tecrübemizle yanınızdayız...

Danışma ve Randevu Hatlarımız:

  • 0 232 464 00 60
  • 0 232 374 00 00 (7 Gün / 24  Saat Randevu Hattı)
  • 0 534 670 23 73
  • 0 554 580 25 10

 

Makale ve Videolarımız

Bizi Takip Edin

Free Joomla templates by L.THEME