Anasayfa
Kimden Terapi Alınmalı? PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Perşembe, 18 Haziran 2009 12:21

Son dönemde NLP, Hipnoz ve E.M.D.R. gibi tekniklerin ve bunun yanında da bilimsel geçerliği olmayan bazı uygulamaların konunun uzmanı olmayan, ve hatta psikolog unvanına sahip olmayan kişilerce terapi adı altında kullanıldığı görülmektedir. Bu son derece tehlikeli ve endişe verici bir durumdur, temel psikopatoloji bilgisine dahi sahip olmayan bu kişiler, danışanların ruhsal hayatlarında sonradan ortaya çıkacak hasarlar meydana getirmektedirler. Danışmanlık veya terapi hizmeti alacak kişiler bu konuda son derece dikkatli olmalıdırlar.

Ayrıca psikolog ya da benzeri ünvanları kullansalar ya da sahip olsalar dahi birlikte çıkılacak bir yol olan bu tür yardım hizmetlerinde, yardım alınacak kişilerin mesleki birikim ve tecrübelerinin de son derece önemli olduğu asla unutulmamalıdır. Etik ilkelere bağlı çalışmayan, sırf ticari kaygılar nedeniyle seans süresini uzun tutmak ve benzeri ticari manevralarla, akıl çelmeye yönelik popüler yaklaşımlarla psikoloji literatürüne ters düşen bilim dışı yorumlar getiren, danışanlarını yardım alacak insanlar değil de para kaynağı müşteriler olarak tanımlayan kişi ya da kuruluşlardan yardım almanın da kişilere fayda yerine zarar getireceği unutulmamalıdır.

Psikologların, bu ünvanlar haricinde yukarıda bahsedilen kaygılar nedeniyle kendilerine bilimsel literatürde yer almayan "ilişki danışmanı, "ilişki koçu", "boşanma danışmanı", "karar verme danışmanı" vb. tamamen uydurma kisve ve ünvanlar takıştırmaları ise mesleki etik açısından kabul edilemez bir durumdur. Toplum yararına psikoloji ve psikolojik sorunlar hakkında bilgi vermek, iletişim ve bilimsel araştırmalar amaçlı olarak hazırlanmış sitemiz bu anlamda siz danışanlarımızı uyarmayı insani bir borç bilmektedir.


Etik, Bilimsel yaklaşımımız ve 16 yıllık tecrübemizle yanınızdayız...

SAYGILARIMIZLA...


Dr. Psikolog Murat SARISOY

Psikolog Yasemin AYDIN SARISOY

www.psikologunuz.org

Danışmanlık Hatlarımız:

  • 0 232 345 83 55
  • 0 554 580 25 10
  • 0 534 670 23 73



Son Güncelleme: Cuma, 26 Ağustos 2011 09:08
 
Evlilik Sorunları PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Salı, 31 Ağustos 2010 08:01

Evlilik ne kadar uyumlu ve istekli görünseler de birbirinden tamamen farklı iki insanin paylaşmaya başladığı hayat dönemidir. Eş olarak birlikte olma, bir araya gelme davranışına “ evlenme” ve kurulan bu ilişkiye de, “evlilik” adı verilir. Evlilik, doğada nadir birlikte yaşam örnekleri görülse bile içinde yaşanılan kurumsal kimliği doğal olarak bulunmayan, insanın kurduğu 4000 yıllık yeni bir toplumsal ve bir kültür kurumudur.


İnsan hayatındaki tüm değişimler gerginliğe ve kaygıya neden olmakta olduğu hemen herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Pek çok anlamda sosyokültürel yaşantı olarak birbirinden farklı iki kişinin ayni evi ayni zaman ve mekanı paylaşmaya başlamaları oldukça marjinal bir değişimdir.


Eğer görücü usulü evleniyor bir de eşinizi evlilik öncesinde tam olarak tanımıyorsanız bunun olası sonraki etkilerini bir düşünün. Kadın ve erkeğin birbirleriyle flört ettikleri ya da birbirlerini elde etmeye çalıştıkları dönemde birbirlerine en güzel ve en olumlu yönlerini gösterdiklerini de hesaba katarsak aslında yanılma olasılığınızın ne kadar yüksek olabileceğini de dilerseniz hesaba katın.


Evliliğin beraberinde getirdiği iki kişilik düşünme ve birlikte hareket etme zorunluluğu karşısında kişilerin kendilerini kısıtlanmış gibi hissetmeleri son derece doğaldır. Her iki tarafın benzer duygular yaşaması her zaman beklenmese de genel olarak kişiler evlendiklerinde benzer duygular yaşarlar. Bu nedenler başarılı bir evliliğin sırrı aslında empatiden geçer.


Ancak evlilikte sorunlar sadece iletişimle ilişkili konularla sınırlı değildir. Cinsel sorunlar, aldatma, kıskançlık, eşler arası fiziksel ve sözel şiddet, eşler arasındaki görev dağılımındaki eşitsizlikler, eşlerin, çocukların ve hatta eşlerin anne babalarının hastalıkları evlilik uyumunu bozabilmektedir.


Eğer evlilik ilişkiniz de sorunlarınız varsa ya da evlilik uyumunuz bozulmuşsa bu konuda yardım almaktan çekinmemelisiniz. Bu alanda eğitim ve deneyimi olan psikologlar kullandıkları bazı etkili yöntem ve tekniklerle size bu anlamda yardımcı olabilirler. Ancak aile ve çift terapisinde uzman seçerken unutulmaması gereken en önemli nokta birlikte çalışılacak uzmanın temel psikopatoloji eğitimine sahip mesleki tecrübesi ve bilgisi gelişkin bir klinik psikolog olmasıdır.

 

Dr. Psikolog Murat SARISOY

www.psikologunuz.org

www.twitter.com/psikologunuzcom

Site kaynağı ve isim gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Anahtar Kelimeler

İzmir psikolog, psikolog izmir, doktor psikolog, dr. psikolog, uzman psikolog, klinik psikolog, psikolojik sorun, depresyon, evlilik terapisi, evlilik danışmanlığı, evlilik sorunları, evlilik merkezi, izmir çocuk psikolog, çocuk psikolog izmir, aile terapisi, aile danışmanlığı,  vajinismus, erken, boşalma, kişisel gelişim, kıskançlık, aldatma, psikolog, aldatma psikolog, alsancak psikolog, sosyal fobi, psikoterapi, grup psikoterapi, sosyal fobi, nlp, emdr, hipnoz, stresle başa çıkma, stres, panik atak, koçluk, yaşam koçluğu,  yaşam koçu

 

Son Güncelleme: Perşembe, 19 Ocak 2012 08:22
 
Boşanma ve Çocuk PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Perşembe, 18 Haziran 2009 06:57

Günümüzde boşanmaların çoğaldığı ve gittikçede artan bir grafik gösterdiği çevremize baktığımızda rahatlıkla gözlemlenebilir.. Boşanmış anne babaların bilmesi gereken, çocuklarını hala sevdiklerini onlara söylemeleri ve davranışlarıyla göstermeleri gerektiğidir. Çocuk için anne baba arasında seçim yapmak çok zordur. Anne babalar çocuğu yan tutmaya, arabuluculuk yapmaya zorlamamalıdırlar.

Bazen anne babalar çocuğu diğerine göstermeyerek öç almaya çalışırlar. Bu çok tehlikelidir. Bu durumdan çocuk çok zarar görür. Çocuk kimde kaldıysa öbür eş tarafından görülmeye devam etmesi çocuğun ruh sağlığı açısından gereklidir. Bazen babanın anneye olan öfkesi ve kırgınlığı çocuğu görmesini engellemektedir. Bu da yapılmaması gereken yanlış bir yoldur.


Bazı çocuklar da evde kalan ebeveyne aşırı yapışkanlık geliştirirler. O ebeveynin de gideceği paniğini yaşarlar.
Boşanmaya rağmen anne babasının ilgisinden ve sevgisinden yoksun kalmayan çocuğun yine de ruh sağlığının bozulacağı düşüncesi yanlıştır.


BOŞANMALARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR

Boşanma kararı ve boşanmanın nedenleri, çocuğa en yakın olduğu ebeveyn tarafından, boşanmanın kesinleşmesinden önce, çocuğun anlayabileceği biçimde anlatılmalıdır. Ayrıntıya girilmemeli, anlatılanlar açık ve basit olmalıdır. Her iki eş bu durumda, çocuğa birbirlerini kötülememeye dikkat etmelidir. Yeniden bir araya gelme umudu yoksa çocuk umutlandırılmamalıdır.

 

Son Güncelleme: Salı, 23 Ağustos 2011 06:09
Devamını oku...